Kirpilerin kış gecesi
Soğuk bir gecede kirpiler ısınmak için birbirine sokuldu. Sonra ne oldu?
Soğuk bir kış gecesi birkaç kirpi donmamak için birbirine sokuldu. Sonra ne oldu?
Hikâyenin aslı
Bu kısa mesel Alman filozof Arthur Schopenhauer'a ait. 1851'de yayımlanan Parerga ve Paralipomena'nın ikinci cildinde, "Benzetmeler, Meseller ve Masallar" bölümünde (§396) anlatılır. Kirpiler soğuktan korunmak için birbirine yaklaşır, dikenleri batınca uzaklaşır, üşüyünce yeniden yaklaşır. Sonunda ikisine de katlanabilecekleri orta bir mesafe bulurlar. Schopenhauer bu mesafeye "nezaket ve incelik" der ve ekler: İçinde yeterince sıcaklık taşıyan kişi, kalabalıktan uzak durmayı da göze alabilir.
Sigmund Freud 1921'de bu meseli Kitle Psikolojisi ve Ego Analizi'nde alıntıladı. O günden beri psikolojide "kirpi ikilemi" diye anılır.
Bugünkü karşılığı
Yakınlık ihtiyacı ile incinme korkusu çoğu ilişkinin içinde aynı anda yaşar. Çok yaklaşınca birbirimizin en hassas yerine dokunuruz; çok uzaklaşınca yalnızlık başlar. Sağlıklı ilişki, dikenleri yok saymak değil; onları bilerek birbirine alan tanımaktır. Bugün buna "sınır" diyoruz: kimseyi dışarıda bırakmayan, ama herkesi koruyan bir mesafe.
Küçük bir egzersiz
Seni en çok yoran ilişkiyi düşün. Kendine iki soru sor: Burada fazla mı yaklaşıyorum, fazla mı uzaklaşıyorum? Benim için doğru mesafe neye benzerdi? Cevabı bir cümleyle yaz.
Senin hayatında en zor mesafeyi bulduğun ilişki hangisi? Yorumlara yaz.
Sayfa sayfa
Kaydırarak okuSenin hayatında en zor mesafeyi bulduğun ilişki hangisi?
İsmin görünmez, kimse seni tanımaz. Burada kimse yargılamaz; sen de yargılama.
Henüz kimse yazmadı. İlk yazan sen ol; biri mutlaka okuyacak.
Mesajlar onaylandıktan sonra herkese açık yayınlanır. Bağlantı, telefon ve kullanıcı adı paylaşılamaz. Burası profesyonel desteğin yerini tutmaz; acil durumda 112.
Diğer hikâyeler
TümüKaderini sev
Nietzsche'nin en sevdiği iki kelime: amor fati.
Bir ömürde bir kez
Japonlar her buluşmaya "bir ömürde yalnızca bir kez" der.
Duygunun adını koy
Öfkeni tek bir kelimeyle söylemek, onu gerçekten azaltıyor.
Ölüm döşeğindeki beş pişmanlık
Bir hemşire yıllarca ölmek üzere olan insanları dinledi. Hepsi aynı şeyi söyledi.